Web Sitenize İkinci Dil Eklemek: 8 Karar

Web sitesine ikinci dil eklerken verilecek kararlar: içeriğin sahibi, her dile ayrı adres, formlar ve e-postalar, tarih ve para birimi, metin uzunluğu, kontrol.

· 5 dk

Türkçe bir web sitesi olan ve yurt dışından talep almaya başlayan bir mobilya üreticisi düşünün. Plan basit görünüyor: sayfaları bir çevirmene gönder, İngilizce metni siteye yapıştır, köşeye bir bayrak koy. Üç hafta sonra İngilizce sayfalar yayında.

Altı ay sonra tablo farklı. Türkçe ürün sayfalarına yeni modeller eklenmiş, İngilizce sayfalara hiç eklenmemiş. İletişim formu İngilizce "Thank you" diyor ama onay e-postası Türkçe geliyor. Almanya'dan bir ziyaretçi fiyatlarda nokta beklediği yerde virgül görüyor. Köşedeki bayrak, kim nerede olursa olsun herkesi İngilizce ana sayfaya götürüyor.

Bunların hiçbiri çeviri sorunu değil. Hiç verilmemiş bir dizi karar. Aşağıdaki sekiz karar, ikinci dilin yayın gününden sonra da çalışıp çalışmayacağını belirler.

1. Yayından sonra her dilin sahibi kim?

Çeviri bir kerelik iştir; iki dili birbiriyle uyumlu tutmak ise kalıcı bir iştir. Her yeni ürün, fiyat değişikliği, duyuru ya da iş ilanı artık iki kez yapılmalıdır ve unutulan hep ikinci sürüm olur.

Her dil için sorumlu bir kişi belirleyin ve bir kural koyun: bir sayfa yalnızca iki sürümü de hazır olduğunda mı yayınlanır, yoksa bir dil önce çıkıp öteki için bir son tarih mi verilir? İki kural da işler. Kural olmaması, ikinci dilin sessizce birkaç ay geride kalmasına yol açar.

2. Her dilin kendi adresi var mı?

Ziyaretçinin gördüğü dil gizli bir ayardan değil, adresten gelmelidir. /tr/... ve /en/... gibi bir yapı, insanların bir linki paylaşıp onu açan kişinin aynı dili göreceğinden emin olmasını sağlar. Arama motorlarının her sürümü ayrı bulmasını ve listelemesini de sağlar.

Ziyaretçiyi bulunduğu yere göre otomatik olarak bir dile göndermekten kaçının. Yurt dışındaki bir Türk, İstanbul'daki yabancı bir yönetici ve VPN kullanan bir şirket, belirgin bir dönüş yolu olmadan yanlış sürüme düşer. İsterseniz bir dil önerin, ama seçimi ziyaretçiye bırakın ve seçimi hatırlayın.

3. Dil değiştirme ziyaretçiyi aynı sayfada tutuyor mu?

Bayrak ya da dil menüsü ziyaretçiyi ana sayfaya değil, aynı sayfanın öteki dildeki karşılığına götürmelidir. Bu açık görünür, ama sitenin hangi sayfanın hangisine karşılık geldiğini bilmesini gerektirir. Sayfa adresleri de çevriliyorsa, ki çoğu zaman çevrilmelidir, bu eşleşmenin bir yerde tutulması ve sayfa eklenip adı değiştikçe güncellenmesi gerekir.

Bir sayfa yalnızca tek dilde varsa, dil değiştirme bunu söylemeli ya da hata sayfası yerine var olan en yakın sayfaya götürmelidir.

4. Formlar, e-postalar ve mesajlar da çevrildi mi?

Görünen sayfalar genellikle çevrilir; etraflarındaki metin çoğu zaman çevrilmez. Form etiketleri, hata mesajları ("lütfen geçerli bir telefon numarası girin"), onay e-postası, otomatik yanıt, PDF teklif, çerez bildirimi ve tarayıcı sekmesindeki metin de sitenin parçasıdır.

Sitenin ana sayfalar dışında gönderdiği ya da gösterdiği her mesajı listeleyin ve sayfalarla birlikte çevirin. Sonra her formu her dilde bir kez doldurun ve gelen kutusuna ne düştüğünü okuyun.

5. Tarihler, sayılar ve fiyatlar okurun beklediği gibi yazılıyor mu?

Aynı değer her dilde farklı yazılır. Türkçedeki 1.250,00 İngilizcede 1,250.00'dır. Türkçedeki 21.10.2026, Amerikan İngilizcesinde genellikle October 21, 2026'dır. Telefon numaraları, adresler ve birimler de değişir.

Bunları metne elle yazmak yerine sitenin sayfanın diline göre biçimlendirmesini sağlayın. Yurt dışındaki ziyaretçilere fiyat gösteriyorsanız hangi para birimini göreceklerine, bunun otomatik mi çevrileceğine yoksa sizin mi belirleyeceğinize ve kur değiştiğinde fiyata ne olacağına karar verin.

6. Tasarım daha uzun ve daha kısa metne dayanıyor mu?

"Teklif al" yazısına sığan bir düğme, başka bir dildeki karşılığına sığmayabilir. Başlıklar üçüncü satıra taşar, menüler kutudan çıkar, tablo sütunları sıkışır. Bazı diller Türkçe ya da İngilizceden belirgin biçimde daha uzundur; bazıları tamamen sağdan sola bir düzen ister.

Türkçenin kendisiyle ilgili daha sessiz bir sorun da vardır. Sayfanın dilini tarayıcıya söylemeden metni kodla büyük harfe çevirmek yanlış harfler üretebilir: "i" Türkçede "İ" olmalı, İngilizcede "I". Her sayfada doğru dili tanımlamak bunu düzeltir ve ekran okuyucuların metni doğru telaffuz etmesine de yardım eder.

Ana şablonları özgün metinle değil, her dildeki en uzun gerçek metinle gözden geçirin.

7. Henüz çevrilmemiş sayfalara ne oluyor?

Her sayfanın her dilde olması gerekmez. Blog yazıları, yerel kampanyalar ya da iş ilanları tek dilde kalabilir. Soru, ziyaretçilerin ve arama motorlarının çevirisi olmayan bir sayfaya geldiklerinde ne gördüğüdür.

Bunu bölüm bölüm kararlaştırın: sayfayı öteki dilin menülerinden ve listelerinden gizleyin, kısa bir notla özgün dilde gösterin ya da çeviri hazır olana kadar bekleyin. Asla olmaması gereken şey, öteki dilin düzeninde özgün metni gösteren bir sayfa ya da boş bir sayfadır.

8. Makine çevirisini yayından önce kim kontrol ediyor?

Makine çevirisi ve yapay zekâ araçları saniyeler içinde işe yarar bir ilk taslak verir. Aynı araçlar olduğu gibi kalması gereken ürün adlarını da çevirir, resmi ya da samimi bir tonu rastgele seçer ve sektörünüzün kullandığı terimleri kaçırır. Türkçeden İngilizceye "cari" ya da "plasiyer" gibi bir kelimenin sözlükte tek bir karşılığı yoktur; işletmeye göre değişir.

Taslağı kullanın, ama yayından önce hem dili hem işi bilen biri okusun. Her zaman aynı şekilde çevirdiğiniz terimlerden oluşan kısa bir sözlük, bu kişinin zamanını kısaltır ve bütün sayfaları tutarlı tutar.

Kısaca

İkinci dil; her dilin bir sahibi olduğunda, her sayfanın kendi adresi olduğunda, dil değiştirme insanları aynı sayfada tuttuğunda, formlar ve e-postalar da çevrildiğinde, tarihler ve fiyatlar okurun biçimine uyduğunda, tasarım gerçek metinle kontrol edildiğinde, çevrilmemiş sayfalar için bir kural olduğunda ve makine çevirisini yayından önce bir kişi okuduğunda çalışmaya devam eder.

Çok dilli kurumsal web siteleri geliştirirken bu sekiz konuyu ilk sayfa tasarlanmadan önce netleştiriyoruz; böylece sonraki sayfayı iki dilde eklemek bir proje değil, olağan bir iş oluyor.

Böyle bir proje mi planlıyorsun?

10 adımda planla