Yeni hastalarının çoğu web sitesindeki randevu formundan gelen bir diş kliniği düşünün. Cuma akşamı barındırma firması sunucularını yeniliyor ve form hata vermeye başlıyor. Ana sayfa hâlâ açıldığı için klinikte kimse fark etmiyor. Pazartesi sabahı bir hasta arayıp talebine neden kimsenin dönmediğini soruyor. O sırada form neredeyse üç gündür çalışmıyor ve kaç kişinin vazgeçip başka bir yerden randevu aldığını kimse bilmiyor.
Burada dramatik bir şey olmadı. Saldırı yok, kaybolan veri yok, pahalı bir sistem yok. Küçük bir sitenin küçük bir parçası çalışmayı bıraktı ve işletmenin elindeki tek alarm, arayacak kadar önemseyen bir müşteriydi.
İzleme çoğu zaman operasyon ekipleri olan büyük platformlara özgü bir şey gibi görülür. Pratikte en çok küçük işletmeler için önemlidir, çünkü siteyi izleyen kimse yoktur ve kaybolan her talep hissedilir. İyi haber şu: temel kurulum ucuzdur ve bir öğleden sonra sürer.
1. Sunucudan değil, dışarıdan kontrol edin
Sunucu kendisinin sağlıklı olduğunu söylerken ziyaretçiler siteye ulaşamıyor olabilir: alan adı yanlış adrese yönleniyor olabilir, bir güvenlik duvarı kuralı bazı ülkelerden gelen trafiği engelliyor olabilir, bir sertifikanın süresi dolmuş olabilir. Ziyaretçinin gördüğünü yansıtan tek kontrol, dışarıdan, açık internet üzerinden, bir tarayıcının yapacağı gibi yapılan kontroldür.
Sitenizi birkaç dakikada bir, birden fazla konumdan çağıran harici bir izleme servisi kullanın. Çoğunun küçük bir işletmeye yetecek ücretsiz ya da çok ucuz bir paketi vardır. Bir konum hata verip diğerleri başarılı olursa bunu da öğrenirsiniz; sorun bölgeselse bu işinize yarar.
2. Yalnızca ana sayfayı değil, para kazandıran sayfayı kontrol edin
Klinik örneğinde ana sayfa hiç kapanmadı. Form kapandı. Yalnızca "ana sayfa yanıt veriyor mu?" diye soran bir izleme bütün hafta sonu yeşil kalırdı.
İş getiren iki üç sayfayı ya da işlemi listeleyin: iletişim ya da randevu formu, ürün sayfası ve ödeme adımı, müşterilerin giriş sayfası. Her birini doğrudan izleyin. Formlar için izleme, onay sayfasında belirli bir kelimeyi arayabilir ya da yazılımcı, formun e-posta veya veritabanı bağlantısının hâlâ çalıştığını doğrulayan küçük bir sağlık kontrolü adresi ekleyebilir. Sayfada bir kelime arayan kontrol, herhangi bir yanıtı kabul eden kontrolden daha güçlüdür, çünkü hata sayfaları da yanıt verir.
3. Uyarıyı harekete geçebilecek birine ve ikinci bir kişiye gönderin
Hafta sonu kimsenin okumadığı bir gelen kutusuna giden uyarı, uyarı değil kayıttır. Uyarıyı kimin, hangi kanaldan alacağına ve ondan ne yapmasının beklendiğine karar verin. Küçük bir işletmede bu, kısa mesajla işletme sahibi ve e-postayla yazılımcı ya da ajans olabilir.
Her zaman ikinci bir kişi ekleyin. İnsanlar seyahat eder, telefonlarını kapatır, iş değiştirir. Birinin rahatsız edilmesi için bir hatanın ne kadar sürmesi gerektiğine de karar verin; tek bir başarısız istek çoğu zaman kısa bir ağ aksaklığıdır, birkaç dakika süren hata ise bir mesajı hak eder.
4. Süresi dolan şeyleri izleyin
Küçük işletmelerdeki kesintilerin şaşırtıcı bir kısmı hiç de teknik arıza değildir. Kayıtlı kartın süresi dolduğu için alan adı yenilenmemiştir. Güvenlik sertifikası yenilenmemiş, tarayıcılar artık tam sayfa bir uyarı gösteriyordur. Barındırma hesabı, eski bir çalışanın adresine giden ödenmemiş bir fatura yüzünden askıya alınmıştır.
İzleme servisleri, bir sertifikanın ya da alan adının süresi dolmadan haftalar önce sizi uyarabilir. Bu uyarıları açın. Ardından alan adı, barındırma ve sertifika hesaplarında kimin adının ve e-posta adresinin kayıtlı olduğuna bakın; bunların ayrılabilecek bir kişiye değil, işletmeye ait olduğundan emin olun.
5. Önce nereye bakılacağını anlatan bir sayfalık not yazın
Uyarı geldiğinde onu alan kişi, sitenin nerede barındırıldığını ve kimi arayacağını sıfırdan çıkarmak zorunda kalmamalı. Bir sayfa yeter: alan adı nerede kayıtlı, site ve veritabanı nerede barındırılıyor, kimin erişimi var, yazılımcı kim ve ona nasıl ulaşılır, telefon numarasıyla basit bir "kısa süre içinde döneceğiz" sayfası nasıl açılır.
Bu sayfayı kendi sistemleriniz kapalıyken de ulaşabileceğiniz bir yerde tutun; yalnızca az önce çöken sunucuda değil.
6. Ne olduğunu kısaca kaydedin
Her kesintiden sonra üç dört satır yazın: ne zaman başladı, ne zaman fark edildi, sebebi neydi, tekrar olmaması için ne değiştirildi. Bir yıl içinde bu notlar, tek tek olaylarda görünmeyen kalıpları gösterir; örneğin her kesintinin bir barındırma güncellemesinin ardından gelmesi ya da hep süresi dolan bir ödemeyle başlaması.
"Ne zaman başladı" ile "ne zaman fark edildi" arasındaki fark izlenecek sayıdır. İzleme çalışıyorsa bu fark dakikalara inmelidir.
7. Her değişiklikten sonra yeniden kontrol edin
Kesintilerin çoğu bir yayınla, bir eklenti güncellemesiyle ya da bir barındırma değişikliğiyle başlar. Her değişiklikten sonra biri 2. adımdaki sayfaları açıp bir ziyaretçi gibi kullanmalı: formu göndermeli, sepete ürün eklemeli, giriş yapmalı. İzleme saatler sonra bozulanı yakalar; iki dakikalık elle kontrol ise hemen bozulanı yakalar.
Kısaca
- Siteyi dışarıdan, birden fazla konumdan izleyin.
- İş getiren sayfaları ve formları izleyin; herhangi bir yanıtı değil, belirli bir kelimeyi arayın.
- Uyarıları harekete geçebilecek birine ve her zaman ikinci bir kişiye gönderin.
- Alan adı ve sertifika süresi uyarılarını açın, hesapları işletmenin adına tutun.
- Önce nereye bakılacağını anlatan bir sayfalık notu kendi sistemlerinizin dışında bir yerde tutun.
- Her kesintiden sonra üç dört satır yazın.
- Her değişiklikten sonra önemli sayfaları elle deneyin.
Bulut ve DevOps çalışmalarımızda izleme ve uyarılar ek bir iş değil, kurulumun parçasıdır; böylece müşterimiz bir sorunu çoğu zaman kendi müşterilerinden önce duyar.
Böyle bir proje mi planlıyorsun?
10 adımda planla